DİKEY TARIM

TOPRAKSIZ TARIM SAHASI

Dikey tarım : Tarımı,üretmeyi, yeşil alanı kırsaldan kentsele taşımak isteyenlerin ilgisini çekecek, trend haline gelen önemli konulardan biridir.

Yapılan çalışmalarda dünya nüfusunun 2050 yılında 9,1 milyar olacağını göstermektedir. Dünya nüfusunun %49’u kentsel alanlarda yaşarken 2050’de ise bu oranın %70’den fazla olması beklenmektedir. Geleneksel tarım yöntemlerinin uygulanmasına devam edildiği takdirde, bu nüfusu beslemek için Brezilya’nın kapladığı alandan daha büyük yeni tarım alanlarına ihtiyaç duyulacaktır. Dünya ölçeğinde tarım için uygun alanın %80’i zaten ekili durumdadır. Uygun olan alanların %15’i iyi yönetilmediği için kullanılamaz duruma gelmiştir.

Yanlış arazi kullanımı sonucu dünya arazilerinin %26’sı (1.230 milyon ha) tahrip olmaktadır. Bu probleme sırasıyla; aşırı otlatma, ormansızlaşma, yanlış tarımsal faaliyetler ve toprağın yanlış kullanımı sebep olmaktadır. Bunun yanında dünya genelinde kuru tarım alanlarının %70’i çölleşme ve arazi bozulması yoluyla olumsuz etkilenmektedir. Böylece her yıl 60 bin kilometrekare alan çölleşmektedir. Mevcut tarım arazilerinde yaşanan bu problemler yeni tarım arazilerinin araştırılmasını ve yeni tarım tekniklerinin geliştirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Tüketim alanlarının üretim alanlarından farklı yerlerde olması, kalabalıklaşan şehir nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için tarım alanlarında üretilen ürünlerin sürekli şehirlere taşınması, şehirlerde üretim alanları oluşturma fikrini de beraberinde getirmiştir. Bunun sonucunda da topraksız üretim teknikleri gözden geçirilmiş ve kentsel tarım için uygun dikey tarım fikri ortaya çıkmıştır. Tarım arazilerindeki kayıpları önlemek, ürünlerin verimliliğini arttırmak, kırsal alanla kentsel alan arasındaki nakil sorunlarını gidermek, mevsimsel risklerden arınmak, zirai kalıntı sorunlarının önüne geçmek ve su kullanımında ekonomi sağlamak dikey tarımın ortaya çıkışındaki temel ilkelerdir.

1999 yılında Columbia Üniversitesi’nden mikrobiyoloji uzmanı Dr. Dickson Despommier, bir grup öğrencisiyle birlikte dikey tarım üzerinde detaylı çalışmalar yürütmüştür. Amerikan basınının da ilgisini çeken Dr. Despommier, iklim değişikliğinin geleneksel çiftçiliğin maliyetini giderek yükseltmesi ile teknolojik gelişmelerin sera çiftçiliğini daha ucuz hale getireceğini buna bağlı olarak da dikey çiftçiliğin daha cazibeli hale geleceğini söylemektedir. Despommier’in en büyük hayali ise 50 yıl içinde dünyada üretilen gıdanın yarısının dikey çiftliklerden sağlanmasıdır. Bu şekilde ciddi büyüklükteki tarım arazisinin terk edileceğini, bunun da ekosistemin fonksiyonlarını hızlı bir biçimde düzelteceğini, küresel ısınmayı da yavaşlatacağını belirtmektedir. Kendisi çok katlı dikey çiftliklerin özellikle şehir yaşamını yeni baştan şekillendireceğini ve daha sağlıklı, taze ürünler elde ederken sürdürülebilir tarım yapmanın tek yolunun dikey tarım olduğunu iddia etmektedir.

Dikey tarım aslında kontrollü çevre tarım veya yapı entegre tarım adında şehir ortamında büyük ölçekli tarım yöntemidir. Dikey tarım ekilebilir toprak alanların azaldığı ya da hiç olmadığı yerlerde (gökdelenlerde, apartmanlarda, balkonlarda, teraslarda, küçülmüş arazilerde, mini bahçelerde v.b) farklı materyaller ve sistemlerle tarım ürünlerinin dikine yetiştirilmesi önerisine dayanmaktadır.

Amaç pestisit ve herbisit gibi çevreyi kirleten tarım ilaçlarının kullanımını azaltmak. Tarım arazilerindeki kaybı önlemek ve orman arazilerinin tarım arazilerine dönüşmesinin önüne geçilmesini sağlamaktır.

Dikey tarım uygulamalarının avantajları şu şekilde sıralanabilir:

Su ekonomisi Normal tarıma oranla %70-95 su tasarrufu sağlar. Kontrol edilebilir iklim kontrolü beraberinde erkencilik, verim ve kalite artışı getirir. Toprağa bağımlı olmadan her yerde tarımsal üretim olanağı sağlar. Yerel üretim olanağı sağlar ve mevsimsel pazar fırsatları sunar. Geleneksel tarımdaki gibi böcek ilacı kullanılmaz. Optimize edilmiş üretim sistemde kullanılan teknikler ekilen ürünlerden %90 oranında hasat almayı ve mahsul kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Çevre dostudur. Biyo-çeşitlilik ve çevre üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi yoktur.

Dikey tarım sistemleri Açık Sistem: Gün ışığı ve elementlere maruz kalan (Çatı üstü, açık hava çiftlikleri). Çevrelenmiş Sistem :Elementlerden korunmuş, ama hala güneş ışığını ısınma ve aydınlanma için ana kaynak olarak kullanır. Kapalı Sistem: Doğal güneş ışığı almaz. Bitkiler LED bitki aydınlatma teknolojisi kullanılarak yetiştirilir. Diğer Sistemler:Doğal güneş ışığı almaz. Bitkiler diğer bitki aydınlatma teknolojileri kullanılarak yetiştirilir.

Dikey tarım topraksız tarım içerisinde yetişme ortamlarına göre üçe ayrılır. 1. Aeroponik (Aeroponics) 2. Akuaponik (Aquaponics) 3. Hidroponik(Hydroponics)

Aeroponics adlı dikey tarım yöntemi Amerika Birleşik Devletleri’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından geliştirildi. Teknik aslen, 1990’lı yıllarda NASA tarafından, uzayda verimli bir şekilde bitki yetiştirme amacı doğrultusunda doğdu.

Aeroponics adı verilen bu sistem, “Havada ya da sisli bir ortamda, çok az su kullanılarak bitki yetiştirmek.” olarak tanımlandı. Dikkatleri üzerine çekmeye devam eden sistem, dikey tarım dünyasına bir anomali olarak girdi. Aeroponics sistemi kullanılarak yetiştirilen bitkilerin, normalden daha fazla vitamin ve minerale sahip olduğu, bu sayede de potansiyel olarak daha sağlıklı ve besleyici olduğu gözlemlendi.

Aquaponics ise bitki yetiştirme ile balık çiftliğini bir araya getiren ekosistem yöntemidir. Bu sistemin amacı, balıklar ile bitkileri aynı ekosistem içerisinde yaşatmak. Aquaponics sistemde kapalı alanda yetiştirilen balıklar, besin değeri yüksek atıklar meydana getiriyor ve bu atıklar daha sonra, dikey tarım ile yetiştirilen bitkiler için gıda kaynağı görevi üstleniyor.Bitkiler de üzerine düşen görevi yerine getirerek balıkların yaşadığı suyu temizleyip filtreliyor. Aquaponics diğer dikey tarım yöntemlerine göre daha dar bir ölçekte kullanılıyor.


Hydroponics sistemler topraksız tarımda ilk kullanılan teknik olarak karşımıza çıkar. Hidroponik, kelime anlamında besin çözeltisi içerisinde desteksiz olarak bitki yetiştiriciliği anlamındadır. Bununla birlikte besin çözeltisi kullanarak katı ortamda bitki yetiştirme de hidroponik sistem içinde yer alır.

**ormancılık dergisi**

ARZU ÇALIŞKAN ERSOY

Önceki İçerik

RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?

Sonraki İçerik

Crème Brûlée

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir